Haber

Adalet Bakanı Bozdağ canlı yayında soruları yanıtladı: (2)

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Kılıçdaroğlu adım adım adaylığını masadakilere seçenek bırakmayacak noktaya getirdi. Şu anda masadan Kılıçdaroğlu dışında bir seçenek çıkacağını düşünmüyorum. .Kılıçdaroğlu kuşatmayı yaptı.” söz konusu.

Bozdağ, Ülke TV’nin canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Zühtü Arslan’ın üçüncü kez Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanlığına seçildiğini hatırlatarak, “Sonuç muhalefette büyük sevinçle karşılandı. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yorumlarınız nelerdir? Bu tartışmalar neden ve nasıl ortaya çıkıyor? ?Anayasa Mahkemesinde rastgele bir aday gösterdiniz, bana mı?” sorusu üzerine Bozdağ, bunun Türkiye’de son iki günün en önemli tartışması olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Cumhurbaşkanı YSK’lıları atadı. Ben onlara güvenmiyorum” dediğini hatırlatan Bozdağ, “Fakat Yargıtay Genel Kurulu ve YSK Genel Kurulu tarafından doğrudan seçildiğini bilmiyor. Danıştay’ı kasten oraya seçilecek üyeleri itibarsızlaştırmak için belki de haberi bile yok.Kendisi için ne yapıyor, böyle bir değerlendirme yapıyor.” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun da aynısını Anayasa Mahkemesi seçimlerinde yaptığını vurgulayan Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçim şekli belirlenir. Göreve gelişleri belirlenir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl yapılacağı Anayasa Mahkemesinin kuruluş ve görevleri hakkındaki kanunda da çok açık bir şekilde belirtilmiştir. Üyeler adaylık başvurusu yapmazlar tanışırlar bir araya gelirler ama kimin aday olduğunu bilirler çünkü adaylığı düşünenler fikirlerini söyler takviye isterler sonra genel kurul toplanır kendilerine zarflar verilir onbeş Üyelerin isimleri var.Yani sadece adaylık düşünenlerin değil herkesin ismi var.Üyeler alıyor.İstediklerine oy veriyorlar.Buradaki seçim bu.Bir çeşit seçimdir.Devletin yaptığı bir seçimdir. AYM üyeleri kendi hür iradeleriyle ve bu seçim gizli oyla yapıldı.Üyeler Arslan Bey’i yeniden seçtiler.O kadar.Ama onun da ötesinde sanki bizim tarafımızdan işaret edilen aday gibiydi. Başkan dent kaybetti ve diğerleri kazandı. Kazandık havasına giriyorlar. onlar yoruldu. Yani Anayasa Mahkemesi milletin mahkemesidir. Halk adına yetki kullanıyor. Anayasa ve yasalara uygun olarak görevini yapıyor. Onlar çok mutluydu. Zevk almaya devam etsinler. Zühtü Bey dostumuzdur. Birlikte çok çalıştık. AK Parti’nin kapatma davası sırasında o dönem kapatma davasının savunmasını hazırlarken Zühtü Bey’in teorik kısımda da çok katkısı oldu. Birlikte çalıştık.”

Bakan Bozdağ, Arslan’ın hiçbir parti ile bağının olmadığını belirterek, “İyi bir hukukçudur. Kendi adına yazan kaybeder. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına bakmamız lazım” dedi. dedi.

Muhalefet partilerinin gündeme getirdiği seçim güvenliği tartışmaları ve YSK’ya yönelik suçlamaların sorulması üzerine Bozdağ, “Türkiye’de yapılacak en güvenli işlerin başında tereddüt etmeden seçim yapmak geliyor” dedi. söz konusu.

Bozdağ, şunları söyledi:

“Yani sadece bugün değil dün de YSK Türkiye seçimlerini büyük bir sadakatle organize etti ve yönetti. Halen de aynı şekilde yönetiyor. Anayasa, seçimleri dürüstlükle yapma ve son kararı verme görevini veriyor. baştan sona usulsüzlükler, şikayetler ve itirazlar üzerine… Ancak kamuoyunda şöyle bir şey var, ‘YSK seçim yapıyor gibi görünüyor.’ YSK seçim yapmıyor Seçimi organize ediyor ve seçim sürecindeki itiraz şikayet şikayet usulsüzlüklere karar veriyor Peki ne yapıyor YSK düzenliyor Seçimi temelde kim yapıyor Örgütlü partilerin temsilcilerine ihtiyacımız var O ilçede son seçimde seçime girdi ve milletvekilliğini kazandı. 5 farklı partiden 5 temsilci ve iki kamu görevlisi var.”

“Kılıçdaroğlu kuşatmayı yaptı”

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı kim olacak ve ortak aday çıkarabilecek mi sorusu üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı önce kendi partisinde, ardından altılı masa altı ve çevresindekilerin huzurunda belli oldu. Amerika, Londra ve Berlin’den. Kuşatma yaparak içeriden ve dışarıdan birçok yönden tahkimat yaptığını belirten Bozdağ, “Adım adım adaylığını masadakilere seçenek bırakmayacak noktaya getirdi. Masadan Kılıçdaroğlu’ndan başka bir seçeneğin çıkacağını düşünmüyorum. Kuşatmayı Kılıçdaroğlu yaptı.” söz konusu.

Kılıçdaroğlu’nun CHP tarihinde ‘bu adamlar yenilmez’ denilen adamları yenip yediğini belirten Bozdağ, “Kılıçdaroğlu çok maharetli bir siyasetçi. Yani parti içi rekabette de başka konularda da… Orada (sandıkta) ustalığı yok ama bu tür hizip, küme vb. “Partisi içinde kendi teşkilatını kurmakta çok başarılı. Bunun hakkını vermelidir.” değerlendirmesini yaptı.

Kılıçdaroğlu’nun masada çok başarılı olduğunu belirten Bozdağ, “Şimdi masanın işvereni kim? Herkes ‘Patron benim’ diyor. Göz görüyor, su akıyor. Buradaki işveren tartışmasız Kılıçdaroğlu’dur.” dedi.

“Şimdi diğerleri neden Kılıçdaroğlu’nun adaylığı için irade gösterme noktasına geldi?” diye soran Bozdağ, şöyle devam etti:

“Çünkü artık seçimi kazanamayacaklarına inanıyorlar, Kılıçdaroğlu olsun, başka isimler olsun. Kazanamayacakları için Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşıymış gibi duracaklar ve canı gönülden ‘evet’ diyecekler. Kazanamadık. O kadar karşı çıktık. Adaysın, ettin, kaybettirdin.’ İkincisi, listelerde anlaşma sağlanana kadar o masadan aday ilanı olmayacak çünkü yarım partiler var, hatta yarım olmayan partiler var, şu anda adayla ilgili bir açıklama varsa kaç milletvekili gerekiyor? Listeye kazanmak yerine kaç tane lazım?Şüpheli yerlerde kaç tane lazım?CHP listesinden girecek mi?CHP listesinden girecek mi?O masadan anlaşma olmadan aday beyanı çıkmayacak. bu şu anda anlaşıldı mı hayır herkes istediğini söylüyor herkes grup oluşturacak kadar milletvekili istiyor ona baktığınız zaman 4 tane küçük parti var 80 grup temsilci yaparsa nereye gideceksiniz Bu seksen milletvekilini koyun 10, 40 milletvekili olursa hangi illerden konulacak bunlar CHP mi İYİ Parti mi listesine girecek Burada herkes Kemal Bey’in adaylığını tavizsiz kabul ediyor. adayının beyanına rıza göstermemek nt. Şu anda müzakere etmekten korkuyorlar, şimdiye kadar ertelediler. Ama artık bu pazarlığın ertelenmesine imkan yok. sonunda yapacaklar. Yani bugün yapmazlarsa yarın çünkü 10 Mart’ta Cumhurbaşkanımız seçimin yenilenmesi kararını alacak.”

“13’ünde aday beyanı yapabileceklerini sanmıyorum”

Bozdağ, “Son gün ne zaman kesin?” sorusuna, “Nisan başı büyük ihtimalle. Herkes bu tarihte Cumhurbaşkanımız bir karar alırsa önceki takvimlerle karşılaştırılarak bir takvim oluşturulur. Bu takvime göre Nisan başı gibi görünüyor. Dolayısıyla, nisan başına kadar bu tartışmalar devam ediyor listelerde anlaşırlarsa yani kime atayacaklarını değil ilde CHP listesinde veya İYİ Parti listesinde uzlaşma olana kadar adaylık duyurusu yapamıyorlar. , yani A partisine bu kadar, B partisine bu kadar vs.Çünkü yaparlarsa bu anlaşmaya varamazlar.Herkesin kendi tabanına bir beyanı var.O yüzden ulaşamayacaklarını düşünüyorum. 13’ünde aday duyurusu yapmak cevabını verdi.

“O zaman seçim kararı alındıktan sonra açıklayacaklar değil mi?” sorusu üzerine Bozdağ, “Yani sürpriz yapacaklar ama ne zaman yapacakları belli değil. Çünkü uzlaşı yok. Uyum içinde gibiler, ortada zerre kadar uyum yok. masaya böyle oturuyor ama herkes masanın altından birbirini tekmeliyor.Yani çok tartışma oluyor.Tartışmaların hepsi çelişkiyi,uyumsuzluğu ve sorunu gösteriyor.Dolayısıyla bu sorunlar aşılmadan bir şey çıkmayacaktır. Aday üzerinde anlaşma olmayacağını, çıkmayacağını da düşünüyorum.” söz konusu.

“Rakip tercihiniz var mı?” sorusu üzerine Bozdağ, “Bizim için rakip Kemal Bey’di, o ya da bu fark etmez. Çünkü Cumhurbaşkanımızın liderlik vasıfları masa altı ve çevresindekilerle kıyaslanamaz. Halkla olan ilgileri kıyaslanamaz.Her hafta bir yanda Türkiye’yi yönetiyor, bir yanda partiyi yönetiyor, diğer yanda uluslararası arenada Ankara’da, İstanbul’da ve başka bir ilde. üç dört ili turlar böyle yan yana koyun çalışanı da uyuyanı da vatandaş görür o kadar salıdan salıya küme küme sohbet ederler. ifadeleri kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan daha çok halk arasında yer alan ikinci bir lider olmadığını belirten Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Millet onu görüyor. Kimin teri döker, kim onu ​​görür diye. Türk milleti haklıdır, herkesin hakkını verir. Tayyip Bey kazanırsa çalışır, kazanır. Millet bunu görüyor. , ‘Bu bakanlık benim olacak. Şu kadar milletvekili olacak, falanı azledeceğim, falanı tehdit edeceğim.’ Milletin oylamaya ihtiyacı varken kanunu nasıl tanımayacaklarını anlatıyor.Millet bunu görüyor.Diğeri “TOGG doğalgaz ben uzaya astronot göndereceğim” diyor.Diğeri farklı bir şey söylüyor. farklı bir şey söyleyin Halk sorun çözeni de sorun yaratanı da görüyor Değeri yok Kim olursa olsun birinci tipte Cumhurbaşkanımız kesinlikle görmez… Seçim 2.cins için olmayacak. İster tek ister birden fazla aday göstersinler, Tayyip Bey’in yüzde 50’sine denk bir aday çıkarsa halk mukayese yapacak ama şimdi kimi çıkarırlarsa çıkarmazlar, tavaya koyuyor. tartıyor.Sonra ‘Böyle büyük bir lider varken ona oy vermem.Avrupa’dan, Amerika’dan iyilik bekleyenlere oy vermem.Onlara meydan okuyan oydu’ diyor. Şimdi bu millet bunu görüyor, onun için kimi söndürdüğü önemli değil, milletle görüşmediği sürece şu anda milletle görüşmüyor, yani milleti tanımıyor. Milletin iradesi Kendi ceplerindeki oyu görüyorlar Yani bu milletin aklına vicdanına hür iradesine zerre kadar değer vermiyorlar Verselerdi adaylarını önceden açıklarlardı. Adayların iradesine değer vermezler, yapsalar mutabakat zaptını adaya dayatmazlar, metni liderler belirler, seçim beyannamesini cumhurbaşkanları belirler, cumhurbaşkanı adayları ne yapacak? hiçbir işe karışmaz, hiçbir işe katkı sağlamaz.”

-“Yürütme yetkisi ve görevi bölünemez, müştereken kullanılamaz, feragat edilemez”

Bozdağ, bir başka soru üzerine de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde yürütme yetkisinin yalnızca cumhurbaşkanına ait olduğunu, ne cumhurbaşkanı yardımcısının ne de bakanların kullanamayacağını söyledi.

Yürütme görevinin cumhurbaşkanının vazgeçeceği bir görev olmadığının altını çizen Bozdağ, “Kavramlar gerçeğe dönüştürülmeli. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı yardımcısı yürütme yetkisini kullanamaz. parlamenter sisteme göre varsa o şekilde yöneteceğiz’. Anayasayı bir kenara koydukları için yönetemezler ve bunu yaptıklarında da bütün işleri anayasaya aykırı olur ve anayasayı askıya almış, yürürlükten kaldırmış olurlar. Bu kabul edilemez. Yürütme yetkisi ve görevi bölünemez, ortak kullanılamaz, feragat edilemez, başkasına devredilemez. Aksi halde anayasaya aykırıdır ve yargıya çok bahis oynanır. Süre iptal olur.” söz konusu.

Bozdağ, “Meclis listelerinde yenileme talebi” olduğunu belirttikten sonra, tüzük gereği 3 dönem kuralının yürürlükte olduğunu ancak MKYK’nın burada farklı bir karar alma ihtimalinin olduğunu hatırlattı. Bozdağ, bunun MKYK’nın gündemine henüz gelmediğini ancak geleceğini söyledi.

AK Parti’nin milletvekili listesinin her seçimde yüzde 60 ve yüzde 70 yenilendiğini belirten Bozdağ, partinin yenileme anlayışının bu seçimde de devam edeceğini kaydetti.

“MHP ile ortak liste yapılabilir mi?” sorusu üzerine Bozdağ, “MHP ile son seçimde ittifak yaptık, ortak liste çıkarmadık. Şu anda böyle bir ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Şu anda MHP çok görünüyor. AK Parti de sandıkta başarılı, yani iki parti de kendi listesiyle girecek diye düşünüyorum, buna da gerek yok.” cevabı verdi.

Bozdağ, konunun kamuoyunda tartışıldığını belirterek, şunları söyledi:

“MHP’yi biraz zayıflatmak için bunlar, MHP aleyhine propaganda yapmak için. Sanki MHP milletvekili çıkaramayacak, az alacak, şöyle olacak. Bunu baltalamak için yapıyorlar. Bu algıyı ya da böyle bir algı yaratmak için kendilerini boşuna yoruyorlar MHP’nin mitinglerini takip etmelerinde fayda var MHP’nin oylarında bir azalma yok MHP’nin rastgele listeye alınmasına gerek yok .Böyle bir derdi yok.Sadece MHP’yi yıpratmak için, MHP’ye olan eğilimi azaltmak için.Bir sorun varmış gibi göstermek için.”Bunu isteyen art niyetli ve hesaplı yorumlar olduğunu düşünüyorum. 14 Mayıs seçimini beklesinler. 15 seçim hep aynı şeyi yaptı. Başkanımız her seferinde balkon konuşmasını yaptı. Umarım yeni konuşmayı dinlemeye hazırlanırlar.”

Bazı ülkelerin Türkiye’deki diplomatik ve konsolosluklarının geçici olarak kapatılmasının seçimlerle bir ilgisi olup olmadığı sorusuna Bozdağ, şu yanıtı verdi:

“Türkiye seçimleri sadece Türk milletinin geleceğini ilgilendirmiyor. Bu seçimler doğrudan ABD’nin ve Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin hem bölgemizde hem de dünyada hesaplarını ilgilendiriyor. Çünkü Cumhurbaşkanımız milli bir siyaset izliyor. Türk milletinin hak ve çıkarlarını korumak ABD dahil herkes için önemlidir.ABD üsler kuruyor, Yunanistan’a silah veriyor.Doğu Akdeniz’de çok önemli gaz ve petrol yatakları var.Yunan için birikiyor. hesab o denizin altindaki rezervler 24 tane gemi aldik simdi yapilmayi bekliyorlar geldiklerinde helal olsun bu gemileri muhtemelen kizaga cekecekler aslinda türkiyenin en buyuk problemlerinden biri Batı kompleksindeki elitlerin sorunu Türkiye aşamadı. Şimdi bu sorunu bitiren lider Tayyip Bey’dir. Üstesinden gelemeyenlere nasıl aşılacağını gösterdi. Ben bunu seçime bağlıyorum. Ana hedef seçim ama Türkiye’de turizm rezervasyonları patlıyor. urmak Rusya Ukrayna Savaşı nedeniyle hem Çin’de hem Rusya’da hem de diğer ülkelerde yatırım için güvenli liman arayan önemli bir sermaye var. Başkent tarafı Türkiye’ye döndü. ‘Türkiye’ye gitmeyin, terör var’ Yatırımcılara da ‘seçenek var, ne olacağı belli olmayabilir’ diyor. Çünkü bu para, yatırım Türkiye’ye geldiğinde seçimlere yansıması olumlu olacaktır. Bunu Türkiye’nin ekonomik girdilerini her yönden azaltmak, yurtdışındaki prestijini zayıflatmak ve 6’lı masayı desteklemek için yapıyorlar. Seçim yaklaştıkça hukuksuz ve ahlaksız durumlarda aleni takviyelerin ortaya çıkacağına hep birlikte şahit olacağız. Ama bu millet onları görüyor, bu hesabı biliyor. Seçimi The Economist’in değil, Türk halkının yaptığını gösterecek. Bence Türk milleti The Economist’in kapağını sandığa atacak, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’ yazıp bitirecek. Türk milleti manşet olacak.”

“İsveç ve Finlandiya’dan kaç teröristin iadesini talep ettiniz?” Soru üzerine Bozdağ, “Adli makamların talebi üzerine 33 kişiyi aradık. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya’da herhangi bir terörist iade edilmedi.” söz konusu.

İsveç’te Kuran-ı Kerim yakılmasına değinen Bozdağ, bunun İsveç yasalarında bir hata olduğunu söyleyerek yaptırımları anlattı.

“Yapılan işe söz veriyorlar”

Bozdağ, bakanlığın savunma görevlilerinin özlük haklarını iyileştirmeye hazırlandığını belirterek, sorunları bir bütün olarak ele alıp çözmeyi planladıklarını söyledi. Bozdağ, “Bakanlığımız bir çalışma yürütüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığımızla istişare halinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Anlaşma olunca biz de adım atacağız. Özlük haklarında iyileştirmeler yapacağız. İnşallah inşallah gardiyanlarımızın özlük haklarındaki olumlu gelişmeleri hayata geçireceğiz.” dedi.

Bozdağ, ortak siyaset mutabakat metninde yer alan altı tablonun hukuk alanında yer alan sözlerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Yargısal konularda söyledikleri ortak sözler. Aslında bizim yaptığımız bazı şeylerden haberleri yok. ‘Özel mahkemeler uygulamasına son vereceğiz’ diyor. DGM’leri kaldırdık, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerini kaldırdık, Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre kurulan Ağır Ceza Mahkemelerini kaldırdık, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırdığımızı bilmiyorlar, aç CMK’yı oku, Alışılmışın dışında hareket ederek misyonunun gerekleri ile rezalettir.Kullandığı sabit olan hakim ve savcıya ne yaparsa ona başvuruyoruz.Hak Eylem Planı.Bizden alıp bir kısmını koyuyorlar. Ama iyi çalışmadıkları için birden fazla yaptığımızın farkında değiller, yapılan işe söz veriyorlar.”

Hukuk alanındaki çalışmalarını hatırlatan Bozdağ, “Beni tam olarak takip etmiyorlar. Beni takip etmelerinde bir sakınca görmüyorum. Ama en azından yaptıklarımızı yazmamak ayıp.” dedi. .

(Bitti)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu